Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Leyla Gencer, domuz gribi virüsünün UV ışınlarına karşı dayanaksız olduğunu, bu nedenle de yaz döneminin önemli bir fırsat olduğunu savundu.

Domuz gribinin A tipi grip virüslerinin sebep olduğu bir solunum yolu enfeksiyonu olduğuna dikkat çeken Leyla Gencer, bu tip virüslerin insandan başka ördek, tavuk gibi kümes hayvanlarıyla birlikte kuş, domuz, balina, at ve fok gibi hayvanlarda da bulunabileceğinin altını çizdi. Gencer, söz konusu hastalığın domuzlarda ani ateş yükselmesi, öksürük, burun ve gözlerde sulanma, hapşırma, nefer darlığı, gözlerde kızarma ve iştahsızlık gibi belirtilere yol açtığına dikkat çekti.

Domuz gribinin çok bulaşıcı bir hastalık olmasının yanında hastalanan domuzlarda ölüm ihtimalinin oldukça düşük olduğunu belirten Gencer, "Domuzlar arasında salgınlar bütün yıl boyunca görülmekle beraber, ılık bölgelerde sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artmaktadır. Birçok ülke domuz topluluklarını domuz gribine karşı aşılamaktadır" dedi.

Domuzları diğer hayvanlardan farklı kılan özelliğinin, domuzların hem insan hem kuş ve hem de domuz virüsleri ile enfekte olabilmeleri olarak gösteren Gencer, insanlarda hastalık yapan H3N2 tipi virüsün bugün gelinen noktada domuzlara da geçtiğini ve bu durumun domuzlarda hastalık yaptığını anlattı.

Gencer, domuzlara farklı türlerden virüs bulaşması halinde, bu virüslerin yepyeni bir virüsü de doğurabileceğinin altını çizerek, virüs genetiğinin domuzlarda mı, kuşlarda mı yoksa insanlarda mı form değiştirerek hastalık yaptığının henüz bilinemediğini ve bu nedenle de kanatlılarla ilgili panik yapılmasına gerek olmadığını savundu. Leyla Gencer, "Domuz virüslerinin insanlara bulaşması olağan değil ancak domuz gribinin insanlarda seyrek de olsa hastalık yapabildiği bilinmektedir. Bunlar çoğu zaman domuz endüstrisinde çalışan işçiler gibi domuzlarla doğrudan temasları olan kişilerdir. Tüm diğer grip virüsleri gibi domuz gribi virüsleri de sürekli olarak değişir.

Evrim geçiren yeni H1N1 tipindeki domuz virüslerinin insanları, kuşları ve domuzları etkileyen bir genetik özelliğe sahip olduğu, domuzlardan insanlara ve insanlardan da başka insanlara kolay bulaşıcı özellik kazandığı düşünülmektedir. Şu sıralar Meksika'dan başlayan domuz gribi salgının korkutucu olan tarafı da budur" diye konuştu. Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına dair ortada herhangi bir bulgu olmadığını ifade eden Gencer, bunun yanında virüsün 70 derece ısıtılınca öldüğünü dile getirdi. Virüsün, UV ışınlarına karşı dayanıksız olduğunu, bu nedenle de önümüzdeki süreçte yaz mevsiminin yaşanacak olmasının da önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Gencer, bilim adamlarının virüsle ilgili olarak 2009 yılı Eylül ayına kadar aşı geliştirebilecekleri yönündeki söylemlerini hatırlattı.

Gencer, bugün Türkiye'de domuz gribine rastlanmadığını ancak bu durumun turizmi etkileyebileceğini, sektörde herhangi bir sorun yaşanmaması için de sınırlardaki insan hareketlerine dikkat edilmesi ve ülke genelinde gerekli tedbirlerin alınması uyarısında bulundu.

Editör: Haber Merkezi