Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kayyum heyeti başkanı Sıtkı Dev, geçtiğimiz günlerde toplanan Tarsus Belediye Meclisi’nde, CHP’li Belediye Meclis üyeleri tarafından “Cemevinin ibadethane olarak kabul edilmesi” önerisinin AKP ve MHP’li üyelerin oy çokluğu ile gündeme alınamamasına tepki gösterdi.
Dev, “Tarsus'un tarihi yapısına uygun olarak karar düzelteceğine olan umudumuzu korumaktayız” dedi.
İlçe binasında Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte basın toplantısı düzenleyen CHP kayyum heyeti Başkanı Sıtkı Dev, “Türkiye genelinde birçok belediye meclisi Şubat ayı toplantılarında olduğu gibi,  ilimiz sınırlarında ki Mut, Mezitli Belediye Meclislerince oy birliği, Akdeniz Belediye meclisinde oy çokluğuyla kabul gören ‘Cemevleri ibadethane sayılmalıdır’ şeklindeki insani belediye meclis kararları ortada iken, Tarsus Belediye Meclisi’nde gündeme dahi alınmasına tahammül gösterilmeyen anlayış ile  AKP ve MHP’li üyelerinin oy çokluğu ile red kararı şimdiden kadük olmuş,  anlamsız, anlamsız olduğu kadar kabul edilemezdir” dedi.
 “Alevi inancı ve cemevleri, toplumumuzun kültürü ve inanç özgürlüğüdür” ifadelerini kullanan Sıtkı Dev, “Cemevleri elbette ibadethanedir. CHP’nin ‘cemevleri ibadethane olarak kabul edilmedir’ önergesi ile; tartışılmaz ‘eşit yurttaşlık ilkesi, yurttaşların dili, dini, cinsiyeti ve ırkı nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmadan hakta,  hukukta ve özgürlükte eşittir…’ Türkiye Cumhuriyeti anayasasının hükmünün gereğinin yapılmasına katkı sunmak amaçlanmıştır.
Bu önergemiz  ile özellikle Alevi yurttaşlarımızın  maruz kaldığı ayrımcılık ve ötekileştirme anlayışına karşı  dik durmak, yerel yönetim olarak asıl niyeti  sergilemek, anlatmaktı” dedi.
Dev, “Devletin tüm kurum kuruluşlarının (bunlara belediyeler de dahildir) ‘her türlü inanca, din’e eşit durması’ zorunluluğu ve eşit yurttaşlık ilkesinin temel görüşümüz olduğunu sergilemekti. Aksini düşünmek zaten insanlık suçudur” şeklinde konuştu.
Dev, şöyle devam etti:
““T.C. Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay kararları
 5393 sayılı  Belediye Kanunun ‘yetki ve imtiyazlar'  başlıklı 15. Maddesinin (a) bendi
 ‘Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak’
Belediyelere verilen açık görev ve yetki iken Alevi  vatandaşlarımızın; ‘cemevlerinin  ibadethane olarak kabul edilmelidir’ şeklindeki haklı insani taleplerini bunun dışında tutmak, düşünmek iki yüzlü siyasetin taa kendisidir.  Ayrımcılık yapmaktır. Anlamsızdır…
İleri demokrasi paketi yapıyoruz diyerek,demokrasiyi ayakkabı kutusuna sığdıranların,
Alevi çalıştayı yapanların, seçim öncesi ‘cemevi yaptım’ diyerek  açılışı yapan zihniyetin samimiyetsizliğini, riyakarlığını ve özden ne kadar uzak olduklarını tartışmasız ortaya koymaktadır… Buna rağmen Tarsus Belediye  Meclisinin,bu  yanlış kararından vazgeçeceğine, dinlerin kesiştiği/birleştiği yer olarak bilinen Tarsus'un tarihi yapısına uygun olarak karar düzelteceğine olan umudumuzu korumaktayız.
Yanlıştan dönmek erdemliliktir.
İnsan hakları evrensel bildirgesinde yer alan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin  aldığı ‘insanlar ibadetlerini istedikleri yerde yaparlar’ karar ve görüşleri doğrultusunda   ve TC Anayasasında da teminat altına alınan ‘ her türlü dini inanç’a saygılı ,  hukukun üstünlüğüne ,
 insan hak ve özgürlüklerine bağlı, demokratik laik hukuk devlet yapısına inanan yurttaş kimliğimizden ödün vermeden geçmişte olduğu gibi bundan böylede ayrımcılığa karşı, ötekileştirmeye karşı, özgürlükçü, demokrasi mücadelemiz devam edecektir…”