Seslendirdiği Titanik filminin şarkısı ile hafızalara kazınan dünyaca ünlü şarkıcı Celine Dion Stiff Person Sendromuna yakalandığını açıklamıştı. Celine Dion’un açıklamasının ardından Katı Kişi Sendromu olarak da bilinen Stiff Person Sendromu merak konusu oldu.

Stiff Person Sendromunun kas sertliği ve ağrılı kas spazmları ile karakterize olan ve genellikle omurga ve bacaklarda belirgin hale gelen nörolojik bir bozukluk olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, otoimmün bir hastalık olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunuyor.” dedi. 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, dünyaca ünlü şarkıcı Celine Dion’un da mustarip olduğu Stiff Person Sendromu hakkında bilgi verdi.

Kesin nedeni tam olarak bilinmiyor

Stiff Person Sendromu (SPS) veya Katı Kişi Sendromunun nadir görülen ve genellikle ilerleyici bir nörolojik bozukluk olduğunu ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Bu sendrom, kas sertliği ve ağrılı kas spazmları ile karakterizedir ve genellikle omurga ve bacaklarda belirgin hale gelir. SPS, hareket kabiliyetini ve günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde etkileyebilir.” dedi.

SPS'nin kesin nedeninin tam olarak bilinmemekle birlikte, otoimmün bir hastalık olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunduğuna dikkat çeken Dr. Celal Şalçini şöyle devam etti:

“Otoimmün hastalık vücudun bağışıklık sisteminin kendi sinir hücrelerine saldırması anlamına gelir. Özellikle, GAD (glutamik asit dekarboksilaz) adı verilen bir enzime karşı antikorların varlığı, SPS'nin tanısında önemli bir rol oynar. GAD antikorları, sinir hücrelerinde bulunan ve GABA (gamma-aminobutirik asit) üretiminde rol oynayan bu enzimi hedef alır. GABA, kas hareketlerini düzenleyen bir nörotransmitterdir ve eksikliği kas sertliği ve spazmlarına yol açar.”

Teşhisi karmaşık olabilir

SPS'nin belirtilerinin genellikle yavaş yavaş geliştiğini söyleyen Dr. Celal Şalçini, “Belirtiler başlangıçta hafif olabilir. Ancak zamanla kas sertliği ve spazmları artar. Bu belirtiler, stres, ani sesler veya dokunma gibi tetikleyicilerle daha da kötüleşebilir. Hastalar, hareket etmeyi zorlaştıran ve ağrılı olabilen kas spazmları yaşayabilir. Ayrıca, denge sorunları ve düşme riski de yaygındır.

SPS teşhisi, klinik belirtilerin yanı sıra kan testleri ve elektromyografi (EMG) gibi testlerle konulur. GAD antikorlarının varlığı, SPS teşhisinde güçlü bir göstergedir. Ancak, bu antikorlar her zaman SPS'li hastalarda bulunmayabilir, bu nedenle teşhis karmaşık olabilir ve bir nöroloji uzmanının dikkatli değerlendirmesini gerektirir.” şeklinde konuştu.

Fiziksel olduğu kadar duygusal zorluklara da neden olabilir 

“Tedavi, semptomların yönetilmesine odaklanır çünkü SPS'nin kesin bir tedavisi yoktur.” diyen Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini sözlerini şöyle tamamladı:

“İlaçlar arasında kas gevşeticiler, antikonvülzanlar (epilepsi ilaçları) ve immünmodülatörler yer alır. Bu ilaçlar, kas sertliğini ve spazmları azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, fizik tedavi ve rehabilitasyon, kas gücünü ve hareketliliği artırmada önemli bir rol oynar.

SPS ile yaşamak, hem fiziksel hem de duygusal zorluklar içerebilir. Bu nedenle, hastaların psikolojik destek alması da önemlidir. Destek grupları ve danışmanlık hizmetleri, hastaların hastalıkla başa çıkmalarına ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olabilir.

Stiff Person Sendromu nadir bir hastalık olduğundan, halk arasında farkındalığı artırmak önemlidir. Erken teşhis ve uygun tedavi, hastaların semptomlarını yönetmelerine ve daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olmalarına yardımcı olabilir. Bu nedenle, belirtiler yaşayan kişilerin bir sağlık profesyoneline başvurmaları ve gerekli değerlendirmeleri yaptırmaları hayati önem taşır.”

tiff Person Sendromu (SPS), nadir görülen ve genellikle nörolojik bir rahatsızlık olarak sınıflandırılan bir durumdur. Bu sendrom, kasların istemsiz kasılması (spazm) ve aşırı kasılabilirlik (rigidite) ile karakterizedir. Genellikle kaslarda ağrıya ve sertliğe yol açan SPS, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu yazıda, Stiff Person Sendromu'nun nedenleri, belirtileri, teşhisi, tedavisi ve yaşamla başa çıkma stratejileri gibi konuları detaylı bir şekilde ele alacağız.

Stiff Person Sendromu Nedir?

Stiff Person Sendromu, nadir görülen bir nörolojik hastalıktır ve genellikle merkezi sinir sistemindeki (beyin ve omurilik) bazı değişikliklerle ilişkilendirilmiştir. Bu sendromun tam olarak neyin neden olduğu net olarak bilinmemekle birlikte, otoimmün bir bozukluk olabileceği düşünülmektedir. Otoimmün bozukluklar, vücudun kendi dokularına karşı bağışıklık sistemini yönlendiren bir durumdur ve SPS'de bağışıklık sistemi, GAD (Glutamat Dekarboksilaz) adlı bir enzime karşı antikorlar üretir.

SPS, genellikle kasların ani ve aşırı kasılması (spazm) ile kendini gösterir. Bu kasılma ve sertleşme durumu, vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir, ancak genellikle bel, boyun ve bacaklarda yoğunlaşır. Hastalar tipik olarak gün içinde birden fazla kez spazm atağı yaşayabilirler. Bu atağın şiddeti değişkenlik gösterebilir, bazı durumlarda hasta normal aktivitelerini sürdürebilirken, bazı durumlarda ise hareket etme kabiliyeti önemli ölçüde kısıtlanabilir.

Stiff Person Sendromu Belirtileri

Stiff Person Sendromu'nun belirtileri şunları içerebilir:

Kaslarda ani ve aşırı kasılma (spazm)
Kaslarda sürekli sertlik ve gerginlik hissi
Kaslarda ağrı ve hassasiyet
Postürde bozukluklar (örneğin, bel veya boyun büküklüğü)
Denge ve koordinasyon problemleri
Ses tellerinde spazmlar, ses değişiklikleri
Zamanla hareket kısıtlılığı ve güçsüzlük

Stiff Person Sendromu Teşhisi

Stiff Person Sendromu teşhisi koymak genellikle zor olabilir, çünkü belirtiler başka nörolojik durumlarla da ilişkili olabilir. Tanı genellikle klinik bulgulara dayanır ve şunları içerebilir:

Detaylı bir fizik muayene ve hastanın semptomlarının detaylı bir şekilde değerlendirilmesi. Elektromiyografi (EMG) testleri, kas aktivitesini ölçmek için kullanılır. Kan testleri, özellikle GAD antikorlarını tespit etmek için yapılabilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI), beyin ve omurilikte herhangi bir yapısal değişiklik olup olmadığını görmek için kullanılabilir.

Stiff Person Sendromu Tedavisi

Stiff Person Sendromu tedavisinde genellikle multidisipliner bir yaklaşım benimsenir ve tedavi planı bireysel semptomlara göre şekillenir. Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

İlaçlar: Tipik olarak, kas gevşetici ilaçlar (baclofen gibi) ve antikonvülsanlar (örneğin, gabapentin) kullanılabilir.

İntravenöz İmmünglobulin (IVIG): Bazı vakalarda, bağışıklık sistemini modüle etmek için IVIG tedavisi denenir.

Plazmaferez: Nadir durumlarda, kanın plazmasını değiştirme işlemi olan plazmaferez kullanılabilir.

Fiziksel Terapi: Kas esnekliğini artırmak ve güçlendirmek için fizik tedavi programları önerilebilir.

Psikolojik Destek: Hastaların ve ailelerinin psikolojik destek alması, hastalıkla başa çıkmalarına yardımcı olabilir.

Yaşamla Başa Çıkma Stratejileri

Stiff Person Sendromu olan bireyler için yaşam kalitesini artırmaya yönelik bazı stratejiler şunlardır:

Düzenli Egzersiz: Uygun egzersizler kas esnekliğini ve gücünü artırabilir.

Stres Yönetimi: Stres, SPS semptomlarını kötüleştirebilir, bu nedenle stres yönetimi teknikleri önemlidir.

Uygun Destek: Aile ve arkadaşların sağladığı destek önemlidir.

Tedaviye Uyum: Tedavi planına uyum göstermek ve düzenli kontrolleri kaçırmamak önemlidir.

Stiff Person Sendromu'nun Prognozu

Stiff Person Sendromu genellikle kronik bir durumdur ve yaşam boyu devam edebilir. Ancak, erken teşhis ve uygun tedavi ile semptomların kontrol altına alınması mümkündür. Tedaviye yanıt bireyseldir ve bazı hastalar semptomlarını yönetmede daha başarılı olabilirken, diğerleri için tedavi daha zorlu olabilir.

Odeabank’ın ‘Yeşil Mevduat’ ürünüyle tasarruflar doğa dostu olacak Odeabank’ın ‘Yeşil Mevduat’ ürünüyle tasarruflar doğa dostu olacak

Sonuç

Stiff Person Sendromu, nadir görülen ancak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen bir nörolojik rahatsızlıktır. Semptomlar genellikle tedavi edilebilir, ancak doğru teşhis ve uygun tedavi planlaması gereklidir. Hastalar için multidisipliner bir yaklaşım ve kişiye özel bir tedavi planı belirlemek önemlidir. Bu sayede, hastaların yaşam kalitesini artırabilir ve semptomlarını en aza indirebilirler.

Editör: Tarsus Haber