Tarsus'ta 4 gün önce hunharca yakılarak öldürülen Üniversite öğrencisi Özgecan Arslan ve kadın cinayetlerini protesto etmek için eylem düzenlendi.
Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu olarak düzenlenen ve yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı protesto eylemi Halk Eğitim Merkezi önünde başlayarak, Yarenlik alanında yapılan yürüyüşle devam etti.
Ellerinde üzerinde “lanetliyoruz” yazılı siyah çelenk ve “Kadın şiddetine son”, “Şiddete, tacize, tecavüze son”, “Özgelerin haklarını biz savunacağız” gibi pankartlarla yapılan protesto eyleminde sık sık, “Özgecan burada, aramızda”, “hepimiz Özgecanız”, “Özgecan Arslan 20’sinde bir fidan” sloganları atıldı.
Yarenlik alanında gidişli gelişli yürüyüşün ardından Çeşmeli meydanda toplanan Tarsus Emek Platformu üyelerinin eylemine kadınlı-erkekli vatandaşlar da katıldı.
Tarsus Emek Platformu adına konuşan Çiğdem Serin, “Artık her bir güne başlarkenyenisini duymaya korktuğumuz haberlerden bu sefer en vahşice olanını duyarak güne başladık ne yazık ki dün.4 gün önce evine gitmek isteyen Çağ üniversitesi öğrencisi Özgecanımız bindiği yolcu taşımaaracının şoförü Suphi A., Necmettin A. ve Fatih G. tarafından tecavüz edilmek istenmiş ve boğazı kesilip yakılarak katledilmiştir.
Evine gitmek için bindiği dolmuştan üniversiteli kadın arkadaşımız inememiş, vahşice katledilmiştir.” Diyerek şunları söyledi:
“Her gün 5 kadının katledildiği ülkemizde 2014 yılının ilk 11 ayında 270 kadın katledilmiştir.
2014 Kasım ayında 15 kadın öldürülmüştür. Mersin’de ise son dönemde giderek artmaya başlayankadın cinayetlerine baktığımızda3 Kasım’da 2 yıl önce ayrıldığı eski eşi tarafından kurşunlanarak Hatice Uysal, 10 Aralık’ta eski eşi tarafından boğazı kesilerek Yasemin Çetiner ve daha sonra 13 Ocak’ta evinde boğazı kesilerek Nurcan Bıyıklı da öldürülmüştü.
Geçtiğimiz ocak ayında erkekler 26 kadını katletti.Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu cinayetlerin sorumlusu kadınların kahkahasından korkan, ”kadın erkek eşit değildir” diyen, kadın cinayetlerinin hızla artmasına sebep olan zihniyettir. Tacizcileri, tecavüzcüleri, kadın katillerini mahkemede aklayanlar Özgecan’ın asıl katilleridir.
En temel yaşamsal haklarımız erkek egemen, gerici, kadın düşmanı iktidar tarafından tehdit altında. Taciz, tecavüz, şiddet, savaş ve gerici saldırılarla hayatlarımız kuşatılırken, katiller, tacizciler, tecavüzcüler adeta ödüllendiriliyor. Şimdi herkes duysun. Özgecan 4 gün önce 3 erkek tarafından kaçırıldı.
Özgecan’ı kaçıran erkekler Özgecan’a tecavüz ettikten sonra yakarak katlettiler. Özgecan’ın ölü bedeni dün bir derede bulundu. Dün gibi hatırlıyoruz; Münevver Karabulut katledildiğinde dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan “kızını yalnız bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya” demişti.
Şimdi de Özgecan’ın bir kader kurbanı olduğunu söyleyeceksiniz her yerde, fıtratında var diyeceksiniz; sizin peşinizden erkek egemen yargı girecek devreye; sizin kadın düşmanlığınıza dayanarak katillere haksız tahrik indirimi uygulamaya kalkışacak.
Böylece tüm kadınlar susacak, size ve sizin kan kokan iktidarınıza itaat edecek zannediyorsunuz değil mi? Ama yanılıyorsunuz. Özge’yi canımızı aldınız! Asıl şimdi siz korkun kadınların öfkesinden. Özgecan’ın katillerinin işledikleri cinayete bir gerekçe bulmasına izin vermeyeceğiz. Katilleri yargılayan adaletin peşindeyiz.
Kadınlardan üstün olduğunu düşünen sözde adalet dağıtıcıları, her kadın katledildiğinde iktidarınız güçleniyor zannediyorsunuz değil mi? Bir iç savaşa dönüştürdüğünüz kadın katliamlarının karşısında yaşamı savunan kadınlar emin olun ki; sizin kin ve nefret dolu iktidarınızı yıkacak. Her yerde erkek şiddetine karşı sesimizi yükselteceğiz ve direneceğiz.
Ve bizler Tarsuslu kadınlar olarak;tüm kadınlar için Özgecan’ımız için, adalet için sokakta olmaya devam edeceğiz. Evde, sokakta, toplumsal yaşamda bizleri yok saymak için her gün yeni bir saldırı ile karşımıza çıkanlar fazla umutlanmasın.
Meydanları boş bırakmıyoruz. Her yerde inadına isyan, inadına direniş diyerek sokaklarda olacağız.Kadın düşmanlığıyla attığınız her adımın karşısında biz kadınlar olacağız.
Özgecan’ımızın katillerinin peşini bırakmayacağız, yargılanma sürecinin bizzat takipçisi olacak ve kadın katliamları engellenene kadar “ Erkek vuruyor, devlet koruyor.” demeye devam edeceğiz.”
Eylemciler daha sonra sessizce dağıldı.