Akp’nin Hukuk Dışı Uygulamaları Türk Hukuk Sistemini Çökertiyor

CHP Tarsus İlçe Başkanı Ali İlk, ''Silivri'de görülen ''Ergenekon Davası'nda'' yaşananları eleştirdi.

SİYASET 05.08.2013, 23:14 05.08.2013, 23:14
Akp’nin Hukuk Dışı Uygulamaları Türk Hukuk Sistemini Çökertiyor
CHP Tarsus İlçe Başkanı Ali İlk, "Silivri'de görülen "Ergenekon Davası'nda" yaşananları eleştirdi.
İlk'in açıklaması şöyle; "Türkiye’nin hızla değişen sıcak gündeminde, önce Taksim Gezi Parkının yıkılarak yerine AVM yapılması girişimine karşı gerçekleştirilen demokratik protesto gösterilerini bastırmak amacıyla orantısız güç kullanılmasının dünya ve Türkiye kamuoyunda yarattığı çalkantı ve şimdi de Silivri’de görülmekte olan davayı izlemek isteyenlere getirilmiş olan yasaklar, tüm Türkiye’de olduğu gibi şehrimiz Tarsus’ta da Cumhuriyetin temel niteliklerine bağlı, demokratik hukuk devletine inançlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dünyadaki çağdaş ve gelişmiş devletler topluluğunun saygın bir üyesi olarak varlığının sürmesini isteyen yurttaşları arasında büyük bir endişe ve tepki yaratmıştır.
Son günlerde, Kamuoyunda yaygın olarak “Ergenekon Davası” adıyla bilinen davanın karar duruşmasına katılmak isteyenlere, İstanbul Valisi tarafından getirilmiş olan seyahat ve katılma yasakları, CHP Tarsus İlçe Örgütü tarafından hukuk dışı, keyfi ve sonuçları itibariyle vahim kararlar olarak değerlendirilmektedir. Normal bir hukuk devletinde böyle keyfi kararlar alınmayacağına inanılmakta bunun, hiçbir haklı ve yasal dayanağı bulunmayan ve meşru olmayan bir karar olduğu düşünülmektedir.
Bilindiği üzere, kamuoyundaki adıyla “Ergenekon Davası” olarak tanınan ve izlenen bu dava yaklaşık olarak altı (6) yıldır sürmektedir. Bu altı yıl boyunca söz konusu bu dava süresince yaşanmış olan hukuksal aykırılıklar yıllardır gazetelerde ve televizyonlarda yazılmakta ve tartışılmaktadır.
Konunun gerçekten uzmanı olan Yargıtay Eski Başkanları, baro başkanları, pek çok hukuk profesörü, çok fazla sayıda avukat, emekli hâkim ve savcı bu mahkemelerde yaşanmış olan hukuki aykırılıklara ilişkin görüşlerini açıklamışlardır. Bunları burada tekrar tekrar dile getirmeyi hem hukukçu olmadığımız hem de bunlar zaten kamuoyuna mal olmuş bilinen ve medya organlarınca açıklanmış bilgiler olduğu için anlamlı bulmuyoruz.
Bu yönüyle artık pek çoğumuz, hukukçu olmamamıza rağmen;Verilmiş bir mahkeme kararıyla elde edilmediği için yasal açıdan geçerli olmayan elektronik belgelerin bu davada delil olarak kullanıldığını;
Çeşitli suçlara bulaşmış, sabıkalı, işlediği yüz kızartıcı suçlar dolayısıyla toplumdaki itibarını ve inandırıcılığını yitirmiş çok sayıda kişinin bu davada gizli tanık olarak dinlendiğini ve ifadelerine itibar edildiğini;Sanık olarak tutuklu bulunan çok sayıda kişinin savunma bile yapamadığını;
Bütün meslek hayatını kamuoyu önünde geçirerek kamuoyuna mal olmuş ve hepsi de üst düzey kamu görevlerinde bulunmuş Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanı, Rektör, bilim adamı, gazeteci ve çeşitli mesleklerden çok sayıda aydın ve vatanseverin, kanunların açık hükümlerine ve Uluslar arası İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen beş, altı yıl gibi uzun sürelerle suçlarını bile bilmeden tutuklu olarak cezaevlerinde tutulduklarını biliyoruz.
Bu durum, hapishanede tutulan kişilerin şahıslarından ve suçlu olup olmadıklarından ayrı bir konu ve açıkça bir adaletsizlik olarak kamu vicdanını yaralamakta ve sızlatmaktadır.
Kamu vicdanının haklı ve adil olarak görmediği bir karar ve uygulama meşru olarak görülemez. Bu şekilde kamu vicdanının kabul etmediği, çelişkili ve tutarsız kararlar vermek adalete ve hukuk sistemine olan güven ve inancı sarsmakta ve giderek ortadan kaldırmaktadır. Bu sürecin durdurulmaması halinde toplumsal yaşam ve barış açısından çok vahim sonuçlar doğuracağından endişe duyulmaktadır.
Şimdi de mahkemenin vereceği karar duruşmasını izlemek için mahkemeye gidecek olan vatandaşlar tamamen kanunlara aykırı biçimde verilmiş bir idari kararla engellenmeye çalışılmaktadır.
Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU, dün yaptığı ve televizyonlarda yayınlanan açıklamalarıyla söz konusu bu kanunsuzlukları çok güzel bir şekilde açıklamıştır. İstanbul Valisinin böyle bir yasak koyma yetkisinin bulunmadığını, bunun siyasal iktidara yaranmak için verilmiş keyfi bir karar olduğunu kamuoyuna bildirmiştir.
Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU’nun da açıkça belirttiği gibi Türk Yargılama Sisteminde evrensel bir hukuk kuralı olarak “SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ VE YARGILAMANIN AÇIKLIĞI” kuralı benimsenmiştir. Bu kurala göre, isteyen ve arzu eden herkes, mahkemelerde görülen dilediği her duruşmayı izleme hak ve özgürlüğüne sahiptir.
Bu hak ve özgürlük ancak yasal koşullar oluştuğunda mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir. Böyle bir mahkeme kararı olmadan mahkemeyi izlemek için oraya gidenleri idari kararlarla engellemek demokratik hukuk devletinde söz konusu dahi edilemez. Böyle bir uygulama olsa olsa ortaçağ kalıntısı aşiret devletlerinde söz konusu edilebilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti köklü bir devlet yönetim geleneğine sahip, çağdaş bir hukuk devletidir. Hiç kimse, işgal ettiği makam ve mevkii ne olursa olsun ya da hangi amaç uğruna olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortaçağ kalıntısı gayrı ciddi bir aşiret devleti düzeyine düşürme hakkı ve yetkisine sahip değildir.
Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; halkımız da böyle bir gidişe asla izin vermeyecek, bu yönde siyaset ve uygulama yapanları eninde sonunda layık oldukları düzeye indirecek ve layık oldukları şekilde cezalandıracaktır.
Bizler de inançlı Cumhuriyet Halk Partililer olarak ülkemizde yaşanan böylesi haksızlık ve hukuksuzluklara karşı geçmişte olduğu gibi bugün de ve gelecekte de hukuk zemininde var gücümüzle mücadele edecek haklının, doğrunun, ülkemiz ve toplumumuz için yararlı, iyi, güzel ve adaletli olanın yanında yer alacağız.
AKP iktidarı bu uygulamalarıyla ne acıdır ki; ülkemiz ve toplumumuzun en çok birlik ve beraberliğe, barış, huzur ve güven ortamına ihtiyaç duyduğu şu günlerde, takınmış olduğu tavır ve uygulamış olduğu politikalarla toplumumuzu adeta parçalara bölmekte, toplum kesimleri arasında açıkça ve kabaca ayrım yapmakta, “BENDEN OLSUN ÇAMURDAN OLSUN” zihniyetiyle, tek başına iktidar olmanın tüm nimet ve imkânlarını yandaşları için partizanca seferber ederken; kendisine oy vermeyenleri karşıt olarak değerlendirmekte ve deyim yerindeyse düşman gibi algılamaktadır.
Bu yaklaşım, demokratik olmadığı gibi sağlıklı bir yaklaşım da değildir. Zaten demokratik olmayan böyle bir yaklaşım nedeniyle toplumsal gerilim artmakta, toplumsal barış ve huzur zedelenmekte, ekonomik yapı bile bundan zarar görmektedir.
Son olarak toplumda gerilim ve kutuplaşma yaratan “Ergenekon Davasının” boyutları, uzun süre kamuoyunda çeşitli yönleriyle tartışılıyor olması ve yargılama sürecinde yaşanan olaylar gibi nedenlerle, sonuçta verilecek karar nasıl çıkarsa çıksın bu karar tartışmalı bir karar olarak kamuoyunda çeşitli yönleriyle tartışılacaktır.
Şöyle basit bir mantık yürütecek olursak, bir ülkenin Genel Kurmay Başkanlığını yapmış olan bir kişinin terör örgütü üyesi ve yöneticisi olduğuna inanmak çok zordur. Bir ülkedeki kuvvet komutanları, üniversite rektörleri, çeşitli rütbelerdeki subayları, bürokratları, emniyet görevlileri, tüm yaşamlarını kamuoyu önünde geçirmiş olan gazeteciler, bilim insanları, aydın ve yazarlar terörist olabilir mi?
Bir an için terörist olduklarını kabul etsek bile bunlar hangi terör eylemini gerçekleştirmiştir. Görünen o ki; ortada terörist var ama terör eylemi yok gibi traji-komik bir durum ortaya çıkmaktadır. Buna benzer daha pek çok çelişkili durum sayabiliriz. Ama çok acıdır ki komik bulduğumuz bu gerekçelerle pek çok kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanmaktadırlar. Belki de hüküm giyeceklerdir.
AKP’nin hukuk sistemine verdiği zararlar bununla da bitmemektedir. AKP Anayasa Mahkemesinin ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını ve işleyişini değiştirerek bağımsız olması gereken yargıyı siyasallaştırmıştır. Yargı kuruluşlarını siyasal iktidarın etkilerine açık hale getirmiştir.
MİT Müsteşarının Oslo görüşmeleri nedeniyle savcılık tarafından çağrılması üzerine bir gecede kişiye özel yasa çıkartarak yasa yapmanın ciddiyetini ortadan kaldırmıştır. Deniz Feneri yargılamalarında yandaşlarını serbest bıraktırarak, bunları tutuklayan savcıyı daha ağır suçlarla yargılatmaya başlaması daha hafızalardaki tazeliğini korumaktadır. Daha pek çoğunu sayabileceğimiz bu örnekler Türk Hukuk Tarihindeki yerini almış olumsuz örnekler olarak hafızalara kazınmıştır.
İşte saydığımız bu ve benzeri nedenlerle, tüm hukuk sistemine duyulan güven yok olmaya yüz tutmuştur. Oysa hukuk sistemi, devletin ve toplumun temelidir. Hukuk sistemine duyulan güvenin sarsıldığı yerlerde, toplum ve devlet temellerinden sarsılıyor demektir. Böyle bir ülkenin toplum hayatının kaosa sürüklenmesi ise kaçınılmaz hale gelmektedir.
Hukuk sistemini bu hale getiren AKP’den artık bu sistemi düzeltmesi beklenemez. AKP iktidarda kaldıkça bu yapı daha da bozulacaktır. Bu basın açıklaması dolayısıyla sözünü ettiğim bozuklukların tamamı ancak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında düzelecek, toplumumuzun ihtiyaç duyarak özlemini çektiği evrensel ve çağdaş hukuk düzeni, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında mutlaka kurulacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi Tarsus İlçe Örgütü olarak gündeme ilişkin yapmış olduğumuz bu genel tespitler vesilesiyle Taksim Gezi Parkı ve Silivri duruşmalarına katılım nedeniyle haksız ve kanunsuz bir şekilde yapılmış olan tutuklamaları kınadığımızı kamuoyuna açıklarken, AKP’nin çağdışı yönetiminden en kısa zamanda kurtulacağımız inancıyla saygılar sunarız.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
22
açık
banner64
Namaz Vakti 23 Mayıs 2022
İmsak 03:43
Güneş 05:22
Öğle 12:43
İkindi 16:33
Akşam 19:55
Yatsı 21:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31