Tarsus'tan sondakika haberlerinin cep telefonunuza bildirim olarak gönderilmesini ister misiniz?

:

:

:

Tarsus’ta "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü" Kutlandı

Tarsus’ta "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü" düzenlenen yürüyüş ve miting ile kutlandı.
Tarih: 02 Mayıs 2019 Perşembe 14:27
Tarsus’ta "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü" Kutlandı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin oluşturduğu tertip komitesi tarafından organize edilen kutlamalar Cetvel Aznakay Parkı’ndan kortej yürüyüşü ile başladı.

Açılan pankartlar, atılan sloganlarla Cumhuriyet Alanı’na kadar yürüyen katılımcılar, burada saygı duruşunda bulundular.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe, Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, CHP Mersin Milletvekilleri Alpay Antmen, çeşitli STK'lar oda ve dernek üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

Cumhuriyet alanında 1 Mayıs’a ilişkin olarak Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Eyüp Kızıl ve Eğitim İş Sendikası Tarsus Şube Başkanı Yunus Karamık’ın ortak basın açıklaması yaparak, şunları söylediler.

“Biz işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, öğrenciler biz her gün her saat yaşamı emeğiyle tekrar yaratanlar, emeğin ve mücadelenin bayramında alanlarda, “güzel günler göreceğiz çocuklar” diyebilmek için yan yanayız. Birlikteyiz..

Ve bugün artık birlikte oluğumuzda kazanabileceğimizi çok daha iyi biliyoruz.

Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.

Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.

Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.

Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim. Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.

Bizim memleket dediğimiz, kanun hükmünde kararnamelerle on binlerce kişinin ihraç edildiği, barış talep eden akademisyenlerin cezalandırıldığı, hapishaneleri muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle dolu, devletin kendi hukukuna, kurallarına bile uymadığı, “hukuk devleti” ile bağdaşmayan, demokrasiden uzaklaşmış bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, siyasi gerekçeli her türlü cezalandırma son bulsun, devlet kendi kurallarına ve hukukuna uysun.

Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.

Bizim memleket dediğimiz, sadece tek kişinin konuşup milyonların alkışlamak zorunda olduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, özgürlük olsun; düşünmek, konuşmak, yazmak, çizmek, itiraz etmek özgür olsun.

Bizim memleket dediğimiz, emekçilerin bir bölümünün diğer bölümüne karşı kışkırtıldığı, ülkeyi yönetenler ve kontrolündeki medya tarafından hedef gösterildiği, düşmanlaştırıldığı, göçmen işçilerin yok sayıldığı, savaş ve baskı politikalarıyla yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, kimse cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş olmasın; biz memleket isteriz eşit yurttaşlık, barış ve kardeşlik hakim olsun.

BİRLİĞİ, DAYANIŞMAYI, MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE!

Bugün önümüzde iki yol var: Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız. Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz.

Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.

Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!Umutluyuz çünkü biz işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi ile dünyanın en büyük ailesiyiz.

Umutluyuz çünkü Soma katliamından yaralı kurtulup 'sedye kirlenmesin çizmemi çıkarayım mı?' diyen maden işçisi ile aynı ailedeniz. Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.

Umutluyuz çünkü hangi sendikanın üyesi olursa olsun bütün kamu emekçilerinin paraya, ‘aidata’ tahvil edilen değil, kol kola olmayı temel alan bir dayanışmadan yana olduğunu biliyoruz.

Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.

Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı, Emeğin sömürülmediği,Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,

Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği, Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu, Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı, Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı, Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!

Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak, barış içinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz.

Güvencesizliğe, İşsizliğe, Yoksulluğa Teslim Olmayacağız!

Umudu ve Mücadeleyi Büyütmek İçin 1 Mayıs’ta Alanlardayız!

Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; gelecek güzel günlerine olan inancımızla yaşasın 1 Mayıs!”dediler.

Ardından çalınan türkülerle halaylar çekildi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.

Tarsus Haber ©2003 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Mersin Haber
Oluşturma süresi(ms): -1