Tarsus'tan sondakika haberlerinin cep telefonunuza bildirim olarak gönderilmesini ister misiniz?

:

:

:

Korona Virüs Biyolojik Silah Değil!

Tarsus Haber yazarı Pınar Cabbar, Korono Virüs'ü yazdı.
Tarih: 18 Mart 2020 Çarşamba 16:17
Korona Virüs Biyolojik Silah Değil!
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Tarsus Haber yazarı Pınar Cabbar, Korono Virüs'ü yazdı.

İşte o yazı

Aylardır Dünya gündeminde tek bir konu hakkında konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor: Koronavirüs, yani bilimsel adıyla Covid-19.

Müthiş bir hızla ve çok sinsi bir şekilde yayılıyor; adeta görünmez bir düşman gibi. Tüm Dünya seferber olmuş durumda, bir yandan yayılması önlenmeye çalışılırken bir yandan da aşısı bulunmaya çalışıyor.

Avrupa’da müthiş bir hızla yayılan bu virüs, Çin’de neredeyse tamamen durdurulmuş durumda. Çünkü Çin gerçekten katı karantina kuralları uyguladı ve salgını durdurabildi.

Fakat burada esas irdelenmesi gereken konu Çin’in karantina başarıları değil, tam tersine bu virüs salgınının çıkmasına nasıl önayak olduğudur.

Bildiğiniz gibi Çin çok köklü tarihi ve gelenekleri olan bir ülkedir. Bizde olduğu gibi onlarda da alternatif tıp, yani kaba tabirle Kocakarı ilaçları önemli bir yere sahiptir.

Alternatif Çin tıbbında vahşi hayvanlar oldukça fazla kullanılır ve tüketilir. Virüsün ilk çıktığı günlerde bir söylenti ortaya çıktı: denilene göre salgının çıkış sebebi ‘Yarasa çorbası’ idi. Bu konuya değinmek salgının nerelerden çıktığı hakkında aydınlatıcı olacaktır. 

Salgının çıktığı Huanan Deniz ürünleri pazarı, 50 bin metre kare büyüklüğünde ve Bin kişiyi barındıracak kapasitede büyük bir pazardır. Adı deniz ürünleri pazarı olmasına rağmen her türlü et ürünü ve özellikle vahşi hayvan et ürünleri bolca satılmaktadır.

Bilindiği üzere Koronavirüs zoonotik, yani hayvandan insana geçen bir virüstür. Virüsün ilk çıktığı zamanlarda yapılan araştırmalar Nalburun yarasası etinden yapılan çorbadan enfeksiyonun yayıldığını gösterse de daha sonradan Nalburun yarasasından Pangolin isimli memeli bir hayvana geçen bu virüsün bu hayvandan da insana bulaştığını göstermiştir.

Dolayısıyla ortada herhangi bir biyolojik silah, Amerikan oyunu, İlluminati falan yoktur; ortada olan tamamen günümüz çağına aykırı bir ilkellikle oluşturulmuş beslenme alışkanlığının bir sonucudur.

Zira 2002’de ortaya çıkan SARS pandemisi de Çin’den aynı şekilde çıkmıştır: yine bir yarasa türünden enfekte olan başka bir hayvan ve sonunda enfekte olup bunu farkında olmadan  yayan bir insan.

Ortaya çıkan bu tarz hastalıklar bize hijyenin öneminin yanı sıra bazı eski geleneklerin ne kadar tehlikeli ve ölümcül olabileceğini de göstermiştir.

Yoğun baskı ve yaptırımlardan sonra Çin, Wuhan’da bulunan bu pazarı kapatmıştır ve birkaç gün sonra vahşi hayvan eti satışını yasakladığını duyurmuştur; fakat Geleneksel Çin Tıbbı için kullanılan vahşi hayvan eti satışına karışmayacağını açıklamıştır.

Yani bu yine Nalburun yarasa ve Pangolin gibi hayvanların avlanıp piyasaya sürülebileceği anlamına gelmektedir ki bu da gelecekte yine Koronavirüs gibi Dünya geneline yayılabilecek hastalıklara davetiye çıkaran bir davranış olacaktır.

Böylesi günlerde tüm dünyanın birlik olarak mücadele edebildiğini gördük. Kanımca yine birlik olup Çin gibi ülkelere gerekli yaptırımları uygulayarak bu tarz vahşi hayvanların avlanıp etlerinin tüketilmesine engel olmamız gerekmektedir.

Aksi halde Koronavirüs gibi kolayca dünya geneline yayılan virüslerle daha çok defa karşı karşıya kalabileceğimiz aşikardır.

Sizlere sevdiklerinizle birlikte güzel günler diliyor ve bu süreçte mutlak suretle mümkün oldukça evden çıkmamanızı öneriyorum.
Etiketler:

Tarsus Haber ©2003 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Mersin Haber
Oluşturma süresi(ms): -1