Tarsus'tan sondakika haberlerinin cep telefonunuza bildirim olarak gönderilmesini ister misiniz?

:

:

:

Herkes İçin Yaşamak mı?

Tarih: 4 Haziran 2019 Salı 11:37
Herkes İçin Yaşamak mı?
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt

Bu dünya benim oyun alanım. Bunu bir fark edebilsem aslında her şey değişecek. Peki neden fark edemiyorum? iyi hissetmek üzerine o kadar çok şey yazıldı ki biri de kalkıp şu soruyu sormadı: gerçekten iyi hissetmek zorunda mıyız?

Bu konu hakkında çok şey yazılıyor demiştim ya, banagöre bu konuyu en iyi inceleyen insan Dostoyevski’dir. Başyapıtı olan Karamazov Kardeşler ’de yazar bir kadından bahseder.

Bu kadın bir subayla aşk yaşamaktadır; gayet de basit bir şekilde evlenip mutlu olma imkanı varken kendi kendine araya engeller koyar, üstelik aşılabilir engeller olmasına rağmen bunların aşkı için engel olduğunu düşünür ve fırtınalı bir günde kendini kayalıklardan aşağı atar. Ünlü yazar bize şunu sorar: Bu kadının gayet de mutlu olabilme imkanı varken neden mutsuzluğu ve melankoliyi seçti?

Melankoli her insanın içinde olan bir şeydir. Genelde siz istediğiniz zaman ortaya çıkar, mutlu hissettiğiniz zaman aklınıza “neden daha fazla mutlu olamıyorum?” sorusunu getirip karamsarlığa düşmeniz gibi. Siz istemediğiniz zaman ortaya çıkması ise o an dinlediğiniz şarkıya veya oturduğunuz yere (akşam vakti denizi izlemek gibi) bağlıdır. Fakat her insan günde en az bir kere bu duruma düşer, bazen isteyerek bazen istemeyerek.

İnsanlık olarak aslında acı çekmeyi ve melankoliyi seviyoruz. Bu size garip gelebilir, ama açın bakın şarkılara,gündelik hayatta dinlediğiniz şarkıların yarısı acıklı ve insani dertlere gark ettiren şarkılardır. Bu şarkıları dinlerken insan yalnız hisseder, yalnızlıktan korkar hatta; yalnızlık Allah’a mahsustur der. Gerçekten de öyle mi peki? Yalnızlık kötü bir şey mi ?

Burada bahsedilen yalnızlık, fiziki yalnızlık değildir aslında. İnsan dışarıda arkadaşlarıyla eğlenirken de, kalabalık bir ortamda da yalnız hissedebilir kendini. Genelde herkes bunu olumsuz bir duygu olarak addeder. Fakat aslında öyle değildir: İnsan yalnızken fark eder, düşünür, vicdan muhasebesi yapar. Yalnız kalıp düşünen bir insan kendini tanır. Kendini fark eder. Fakat kaç kişi buna cesaret edebiliyor ki ? 

Fark etmek aslında sessizleşmek ve kendi içimize dönmekle başlıyor, oysa biz yalnız kalmaktan ve kendimizle yüzleşmekten korkuyoruz. Şimdi tam anımsayamadığım bir söz var “dut lekesini dut yaprağı çıkarırmış” diye. Yani buradan çıkarılması gereken şey herkesin derdinin dermanının aslında kendisi olmasıdır. Günümüzde insanlar en ufak sorunlarını başkalarıyla paylaşarak çözüm arayışına giriyor.

Hatta günümüz teknolojisiyle b o kadar ileri bir seviyeye geldi ki, insanlar canı sıkıldığında chat odalarına girip hayatı boyunca görmediği insanlarla dertleşiyor. Bu elbette kötü bir şey değil, fakat insanlar buna öyle bir alışmış ki en ufak bir yalnızlığa tahammül edemez hale gelmiş.

Ve bu da insanların sıradanlaşmasına neden oluyor. Daha kendini tanıyamayaninsan başkalarının sorununa odaklanarak kendi sorununu unutmaya çalışıyor ve böyle geçici çözümler içinde gündelik hayat çarkında sonu gelmez turlarına devam ediyor. Halbuki tek yapması gereken yalnız kalmak, kendini tanımak ve kendini tanıdıktan sonra diğer insanlarla dert alışverişine girmektir bana göre. 

Bu arada yalnız kalmak demişken, bunun zamanlamasını da iyi ayarlamak gerekir. Elbette insanın yalnız kalmak istediği zamanlar olacaktır, bunu her zaman belli zaman dilimlerine de ayırmanın imkanı yoktur; ama en azından belli dönemlerde çevrenizdeki insanlar için içinizdeki yalnız kalma isteğini frenlemeniz gerekir. 

Mesela bayramlar yalnız kalıp iç hesaplaşma, kendini tanıma gibi aktiviteler için asla uygun bir zaman değildir. İnsan her ne kadar bencil de olsa, yalnız kalmak istediği zamanlar da olsa bu tür dönemlerde ailesinin yanında olmalı, onlara varlığını hissettirmelidir.

Bundan dolayı böyle bir yalnızlık evresine girmek istiyorsanız, bu dönemde yapmamalısınız. Çünkü önünüzde uzun bir hayat var ve istediğiniz zaman kendinizi yalnız bırakabilir ve hayattan soyutlayabilirsiniz, fakat bu bayram sevdiklerinizle zaman geçirin, onlara destek olun ve onları mutlu edin.

Size kendiniz gibi güzel ve neşeli bir bayram diliyorum,hoşçakalın.

Etiketler: ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.

Tarsus Haber ©2003 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Mersin Haber
Oluşturma süresi(ms): -1