Tarsus'tan sondakika haberlerinin cep telefonunuza bildirim olarak gönderilmesini ister misiniz?

:

:

:

Aşk Üzerine

Tarih: 15 Kasım 2018 Perşembe 15:33
Aşk Üzerine
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Herkese merhabalar, bügün sizlere hayatımızın olmazsa olmazı olan, insanı bir yakalayınca bir daha bırakmayan,piyasada bulunan şarkıların yüde 80’inin yazılma sebebi olan Aşk’tan bahsedeceğim.

Nedir bu aşk? Bana göre aşkın en pratik tanımını eskilerin meşhur eleştirmeni Goerge Nathan yapmıştır: "Aşk, birçok kişi tarafından yaşanan, ama çok az kişi tarafından keyifle sürdürülebilen bir duygudur.

" Evet, üstadın dediği gibi aşkı çok az çift keyifle sürdürebilir, nitekim benim değinmek istediğim kısım da bu değildir; çünkü sonu mutlulukla biten hikayelerin anlatılacak pek bir tarafı yoktur bana göre, sonu hep mutlu biter ve olacaklar az çok tahmin edilebilir.

İşin bu kısmını en iyi anlatan cümleyi de Tolstoy meşhur Anna Karenina’sında söyler: “Mutlu aileler birbirlerine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Ve bana göre neredeyse tüm mutsuz aşk hikayelerinin insanı şaşkına çeviren farklı bir konusu vardır.

Geçenlerde bir cafede otururken arka planda Koop İsland’ın meşhur şarkısı çalmaya başladı.

Şarkının sözlerinin bir kısmı şöyleydi:

" Hoşçakal dedik yüzümüzdeki gülümseme ile, 

Şimdi sen yalnızsın, sen de kendi başına çok üzgünsün

Gerçek şu ki, biz zamanı kaçırdık/Şimdi sen beni arıyorsun ya da benim gibi birini. "

Düşünmeye başladım. Bir insanın önceki aşkına benzer bir aşkı araması demek ne kadar kötü bir şey değil mi?

Hâlbuki sağlıklı bir iletişim kurarak ve araya sevgiyi de katarak aşılamayacak engel yoktur benim gözümde. Yeter ki kalpler bir olsun, yeter ki iki insan hep beraber sonsuza kadar yaşamak istesin. Fakat neden etrafta bu kadar mutsuz âşık var?

Bunun sebebi belli. İnsanlar karşısındaki insan için değişmek istemiyor, değişimi kabullenemiyorlar. Ve bunun üstüne iletişim eksikliği de ekleniyor. Aşk bir anda ortalığı cehenneme çeviriyor ve sonu ayrılıkla bitiyor.

Hâlbuki iki insan karşılıklı anlayış çerçevesinde oturup sorunlarını konuşsa, dertlerine çözüm arasa etrafta bu kadar sık ayrılık görmemiş olurduk. Ayrılık şarkılarının yerini aşk şarkıları alırdı. Dünya daha güzel bir yer olurdu; zira sevginin olduğu yerde kavga dövüş nefret vs. olmaz.

Demem şu ki, sevin, sevilin. Severken de ufak tefek şeyler için karşınızdakini kırmayın, değişimi de kabullenin; siz fark etmeseniz de değişiyorsunuz çünkü.

Bedirhan Gökçe’nin ‘Beni Hiç Anlamadın’ şiirindeki şu dizeleri örnek alın kendinize, karşınızdaki sevdiğinizle tartışırken. Yoksa kendinizi şu dizeleri söylemek istediğiniz başka birini ararken bulabilirsiniz:

"…Ama şunu bil ki bana bir tek sen iyi geliyorsun.

Bir tek senin yanında unutuyorum zamanı, bir tek seninleyken

Düşünmüyorum; beni üzen sancıtan hiçbir şeyi…

Kimim var k senden başka, kim anlar ki beni? "

Hoşçakalın..
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.

Tarsus Haber ©2003 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Mersin Haber
Oluşturma süresi(ms): -1